17/5/2009 - Rob'la Röportaj**
MEKSİKALI ENTREVİSTA DERGİSİNİN ROBERT PATTİNSON RÖPORTAJI
Edward Cullen’in Arkasındaki Adam Kim?
Robert Pattinson’ın, çılgınca bir hayran kalabalığıyla karşı karşıya kaldığı Meksika deneyiminden sonra kendisiyle, aktörün gerçek yaşamı ve düşünceleri hakkında konuştuk. Ãehrin dört bir tarafındaki genç kızlar ve kadınlar, niçin bu kana susamış genç vampirin peşinden geliyorlar? 22 yaşındaki İngiliz aktörü, Mi TRL’e (MTV Latino’nun TRL’i) katılmadan önce, soyunma odasında yakaladık. Kargaşada genç aktöre biraz yanaştık ve Robert’la, kadınların kendisine olan bu ilgisi, 4 Kasım’daki seçimlerle ilgili düşünceleri ve rol arkadaşlarıyla ilişkileri üzerine konuştuk.. -Edward Cullen rolünü alana kadar Twilight kitapları hakkında bilgin var mıydı? Aslında yoktu. Demek istediğim, bu zamana kadar İngiltere’de yaşadım ve oradan, fanatikliğin bu boyutunu fazla fark edemiyorsunuz. Açıkçası, ben dünyada kitap okumaya düşkün bu kadar geniş bir genç kesim olduğunun bile farkında değildim. (Gülüyor) -Yani bu rolle beraber, bir de hayran kitlesi kazanacağın hakkında hiçbir fikrin yok muydu? Kesinlikle yoktu. Üstelik her hafta biraz daha genişliyorlar. Örneğin, Time Square’da ne olduğuna bakın. Neden olduğunu hala kavramakta güçlük çekiyorum. (Gülüyor.) İnsanlar bana dokunabilmek için birbirlerine saldırıyorlardı. Bundan dört ay önce, bunun olacağını söyleselerdi, sadece bunun delilik olduğunu söylerdim. -Harry Potter’daki Cedric Diggory rolünden sonra Edward Cullen rolünü almanın tepkilere yol açtığını biliyoruz. O anda bu rol için yeterince iyi olduğunu düşünüyor muydun? Bu rol için yeterince iyi olup olmadığımı bilmiyordum. Aslında hala bilmiyorum. Bunu zaman gösterecek. Hikayeyi sevdim, Kristen ve Catherine Hardewicke’i sevdim. Ve “Neden olmasın?” dedim. Aslında tepkiler biraz rahatsız etmişti ama şimdi komik geliyor. -Twilight, Harry Potter’dan biraz daha farklı bir fenomen. Harry Potter’a göre, cinsel gerilimin daha fazla olduğu oldukça açık. Milyonlarca yetişkin kadının sana karşı olan duyguları ve hayranlığı sana ne hissettiriyor? Bu garip çünkü onlar bana değil karaktere, yani Edward’a aşıklar. Onlar benim konuşmamı ya da bir şeyler yapmamı istemiyorlar. Bu tam olarak, “Sadece burada dur ve senin Edward Cullen olduğunu hayal edeyim.” tarzı garip bir durum. Ama aslında Harry Potter’da da bir miktar cinsel gerilim söz konusuydu. (Gülüyor) Sadece biraz daha üstü kapalıydı. -Twilight’ın hikayesine gelirsek, kitapta Edward ve Bella arasında kuvvetli bir romantizm söz konusu. Gerçek hayatta sen ve Kristen arasındaki kimya nasıldı? Onunla bu işi yapmak kolay mıydı? Hemen hemen tüm sahnelerde Kristen ile çok fazla yakın temas içerisindeydik. Bu yüzden ilk başlarda biraz gergindim. O da öyleydi. Çekilen her tek kişilik sahne, bizim için birer rahatlama anı gibiydi. (Gülüyor) Bu garip bir durum. Oynaması oldukça zordu. Ama biz bu konuyla ilgili, etrafımızdakilerin söylediği bir sürü şeyle doluyduk. Ayıca Kristen’ın bu konuyla ilgili benimle yaptığı konuşmalar ve aramızda kurduğu güçlü bağın da oldukça yardımı oldu. -Yani çekimler başladıktan kısa bir süre sonra bu duruma alıştınız. Evet, sanırım öyle oldu. -Sette yaşanan, anlatmak istediğin garip bir anın var mı? Biraz düşüneyim. Benim, minibüsü durdurduğum sahneyle ilgili bir anı var. Bu sahne, benim hünerlerimi gösterdiğim ilk sahneydi. Ellerimi doğru yere koyamadım, ya da ona benzer bir şey oldu. Kristen’i korumak için tutuyordum. Minibüs parmaklarıma çarptı ve Kristen’ı iki aracın arasına sıkıştırdım. (Gülüyor.) Tabii hemen çekimi durdurdular. Kristen’ı sertçe yere bıraktım ve sanırım kuyruk sokumu kemiğini incitti. En kötüsü, ben onun olayın üzerine güldüğünü zannederken onun ağlamasıydı. Ağladığını fark edememiştim. -Twilight soundtrackinde sana ait iki şarkı var. Bu nasıl oldu? Aslında o şarkılar soundtrack için yapılmamıştı. İki şarkıyı da neredeyse bir yıl önce yapmıştım. Catherine onları duydu ve soundtrackte kullanmaya karar verdi. Bunun ilginç olacağını düşünüyordu. Açıkçası filmdeki montajdan sonra, kullanılan sahnelerle bu kadar uyum sağlamaları benim için büyük sürpriz oldu. -Bir müzisyen olarak müziğini nasıl tanımlıyorsun? Bilmiyorum. Biraz blues tarzına yakın bir şeyler yapmaya çalışıyorum sanırım. Gerçekten tam olarak tarzımı nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum. -Wu-Tang dinlediğini biliyorum. Müzik konusunda seni etkileyen başka kimler var? Aslında, Wu-Tang’ın, müziğimi etkilediğini pek söyleyemem. (Gülüyor.) Van Morrison’ı çok fazla dinliyorum. Van Morrison ve John Lee gibi şarkıcıların yani blues sanatçılarının müziğimi etkilediğini söyleyebilirim. -Twilight karmaşası bittiğinde yapmayı düşündüğün kişisel planların var mı? Umarım hemen diğer filme geçeriz. Ãu sıralar bir çeşit çalışma modundayım ve bu dönemde başka bir şey yapmak istemiyorum. Umarım istediğim gibi olur. -Ara vermek yok mu? Hayır. Sanırım önümüzdeki 5 yıl ara vermeyeceğim. (Gülüyor) Ayrıca tatile ihtiyacım olduğunu düşünmüyorum. -Bir Amerikan vatandaşı değilsin, değil mi? 4 Kasım’daki seçimler ile ilgili düşüncelerin neler? Hayır, bir Amerikan vatandaşı değilim. Ama oy kullanabilmeyi diliyordum. O kadar uzun zamandır Amerika’dayım ki, Amerikan vatandaşı olmadığımı unutuyorum. Hatta birkaç gün önce “Oy kullanmak için nereye gidiyoruz?” diye sordum. (Gülüyor)
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
7/5/2009 - Rob hakkında (:
 Robert Pattinson, “Edward Cullen” karakteri olarak geri dönmenin “şaşırtıcı bir şekilde doğal” geldiğini söylüyor. “Bu rolü oynarken gerilmiyorum, bu yüzden Edward olmak keyifli bir duygu. İlk film başarılı olduğu için biraz onun saltanatını sürüyorsunuz ve insanlar size daha çok inanıyor.” Rob, her ne kadar Edward Cullen Yeni ay kitabınının büyük bir bölümünde yer almamış da olsa, Yeni ay filminde hayranların pek çok Edward Cullen sahnesi izleyeceğinin garantisini veriyor. “Film kitaba olabilecek en yakın çizgide. (Filmde) Edward illüzyon olarak ortaya çıkacak. Eğer kitapta olduğu gibi sadece sesi ile bu sahneler geçiştirilseydi, kaliteli olmazdı. Ama benim bu filmdeki varlığım belli belirsiz… Biraz da ürkütücü aslında… Bella’nın benim yokluğumda aklını kaybedecek duruma gelmesinin yansıması… Filmde çok fazla görünmemem gerektiğini düşünüyorum, çünkü üçüncü ve dördüncü kitapları çekebilmek için Bella’nın Jacob ile olan ilişkisinin ilerlemesine gerçekten ihtiyaç var. Bu aşk üçgeni gerçekten gerekli.”
Alacakaranlık filminin başarısı ile birlikte hayatının nasıl değiştiği sorulduğunda, Rob, “Doğru düzgün telefon görüşmesi bile yapamıyorsunuz, bu durum çok komik. Birisinin telefonunu çaldırmana bile müsade etmiyorlar. Resepsiyonu arayıp ziyaretçilerimi yukarı gönderin diyemiyorum. Aşağıya inip, onları benim almam gerekiyor.” diyor. Ani gelen şöhretin arkadaşlıkları ve özel ilişkilerini etkilediğini kabul eden Rob, “Her zaman arkadaşlarımın hayatını mahvetmekten korkmuşumdur. Özellikle meşhur olmayan arkadaşlarımınkini. Bu çok ağır bir değişim. Biraz paranoyak oldum galiba. Çoğu zaman yemeklerimi oda servisinden istiyorum.” diyor. --------------- off yha 2. filmde fazla qörünmicekmiş ama biyerde okumuştum bni sandıınızdan daha fazla qörüceksiniz demiş inş. öle olur:/

|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
7/5/2009 - Robert [£dward]<3

Mädchen.de : Vampir rolüne nasıl hazırlandın ? biraz bahseder misin ? Robert Pattinson : Amacım gerçek bir Vampiri canlandırmak olmadı. Canlandırdığım karekterde bir Vampirle bir insanı bağdaştırmaya çalıştım. Benim tercihim tamamen insan özelikleri taşıyan vampiri canlandırmaktı.
Mädchen.de : Edward ile ortak yanların var mı ? Robert Pattinson : Fiziksel olarak birbirimize çok benziyoruz. ( Güler ) … Hayır, çok değil; çok az özelliğimiz benziyor.
Mädchen.de : Edward karekterinde seni etkileyen nedir ? Robert Pattinson : Edward kitapta her sorunu çözen kahraman olarak anlatılıyor. Kendi gücünün, özeliklerinin farkında değil, yaptığı iyilikler karşılığında teşekkür edilmesini anlayamıyor. O alcakgönüllü bir Kahraman. Ona : - ” Beni kurtardın ! ” denirse , Edward : -” Hayır, ben bir şey yapmadım ” der.
Mädchen.de : Hangi süper güçlerinin olmasını isterdin ? Robert Pattinson : Zamanı durdurmayı isterdim. Ama süper güçlerle ilgilenmiyorum. Süper güçlerin oldugunda, çevrendeki insanların yardım talepleriyle uğraşırsın. İnsalar sana gelip süper gücünü kullanmak için sorabilir. Süper güce sahip olmak çok zengin olmak gibi. Çok zengin olursa, insanlar gelip borç ister, iste Süper güçlere sahip olmak gibi bir sey.
Mädchen.de : Çekimler esnasında oyunculuğundan kattığın ne oldu ? Robert Pattinson : Hiç bir kötülük yapmadığın halde ürkütücü gözükmeye çalismak, iyi olup korkunç olduğunu yansıtmak. Vampir rolümde kimseyi öldürmüyordum. Vampir oldugunu gizleyen, korkunç taraflarını gösterdiğin halde öldürmemek. İşte bu…
Mädchen.de : Kötü Vampiri canlandırmak senin için daha mı kolay olurdu ? Robert Pattinson : Kesinlikle, evet.
Mädchen.de : Alacakaranlık’ta hoşlandığın karekter hangisi ? Robert Pattinson : Sanırım James. Oynamayı arzuladığım diğer karekterlerden birisi James olurdu. Eğlenceli bir rol.
Mädchen.de : Çekimlerde eğlenceli bir sahneni anlatır mısın ? Robert Pattinson : Çekimlerin hemen ilk günü Bella’yı kurtarma sahnesini çekiyorduk. Gerçek bir kahraman olarak Bella’yı kollarıma almalıydım. Sahnem için kostüm, incecik Kristin’i kaldırıyordum ki baldırıma kramp girdi. gerçekten utanmıştım. ( Güler )
Kaynak : Mädchen Web Sitesi
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
|
|
|